法律咨询事务所
t&p hukuk danışmanlık bürosu | tüketici hukuku danışmanlığı

tokbaş & partners

12 bankaya karşı 3 kat tazminat davası nedir? nasıl açılır? örnek tazminat hesapları nasıl yapılır?

REKABET KURULU TARAFINDAN 12 BANKANIN “KARTEL OLUŞTURDUĞU” HAKKINDA VERİLEN KARAR DANIŞTAY TARAFINDAN HUKUKA UYGUN BULUNDU.


Bir çok kesimin bildiği gibi Rekabet Kurulu 08.03.2013 tarihinde 12 bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla “kartel oluşturduğu” nu tespit etti. Bu tespitin sonucunda Kurul, 12 bankaya farklı miktarlarda olmak üzere toplam 1,116,957,468 TL (Bir milyar yüzonaltı milyon dokuzyüzelliyedi bin dörtyüzaltmışsekiz Türk Lirası) idari para cezası kesti.

Ankara 2. İdare Mahkemesi 2014 yılının sonu–2015 yılının başlarında Kurul kararını hukuka uygun bularak, bankalarca açılan iptal davalarını reddetti. Daha sonra Danıştay 13. Dairesi’ne İdare Mahkemesi’nin kararının bozulması ve Kurul kararının hukuka aykırı olduğuna karar verilmesi için gelen temyiz başvuruları neticesinde 16.12.2015 tarihinde Kurul kararı hukuka uygun bulunarak, Ankara 2. İdare Mahkemesinin verdiği karar Danıştayca onanmış oldu.


Bizler bu kararı, Danıştay’ın Haziran ayında esas mahkemesine göndermesi ve Rekabet Kurumu’na tebliğ etmesi ile yeni öğrenebildik.


KARTEL KARARINDAN NASIL BİR SONUCA ULAŞILIR?


Danıştay tarafından hukuka uygun olarak verildiği belirtilen Rekabet Kurulu’nun Kartel Kararı’ndan şu sonuç çıkmaktadır:


12 bankanın kartel oluşturarak faiz oranlarını birlikte belirlemesi sebebiyle serbest piyasa bozulmuş, faiz oranları suni olarak artmıştır. Bu artma neticesinde de kartel oluşturulan dönemde çekilen krediler ve kredi kartlarına olağandan yüksek faiz, mevduatlara ise olağandan düşük faiz uygulanmıştır. Böylelikle bu 12 banka fazladan ve haksız kazanç elde ederken, banka müşterileri de zarara uğratılmıştır.


KİMDİR BU 12 BANKA?


Rekabet Kurulu kararında isimleri tek tek yazılan, Rekabet Kurulu kararına göre aktif büyüklükleri bakımından sektörün %91,02’sini oluşturan, sektördeki mevduatın %94,15’ini elinde bulunduran, yine sektör içerisindeki toplam kredilerin %91,22’sini karşılayan bankalardır. Yani o çok bildiğiniz, para yatırdığınız, kredi çektiğiniz, kredi kartını kullandığınız bankalar işte… İsimlerini söyleyemiyorum anlayın, ama siz becerikli okuyucular bu isimleri internetten bulursunuz nasılsa.


12 BANKANIN HANGİ TARİHLER ARASINDA KARTEL OLUŞTURDUKLARI TESPİT EDİLMİŞTİR?


Rekabet Kurulu bu 12 bankanın 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında kartel (uyumlu eylem/uzlaşma) oluşturduğunu tespit etmiştir.


12 BANKA HANGİ HİZMETLERDE KARTEL OLUŞTURMUŞLARDIR?


Rekabet Kurulu kararına göre, bu 12 banka mevduat (kamu bankaları için ayrıca kamu mevduatı), kredi ve kredi kartı hizmetlerinde kartel oluşturmuşlardır.


KARTEL OLUŞTURULDUĞU TESPİT EDİLEN TARİH ARALIĞI VE HİZMETLERİN ÇEŞİTLERİ NE ANLAMA GELMEKTEDİR?


Eğer, 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında bu 12 bankadan herhangi birisinden mevduat, kredi ve kredi kartı hizmeti almış iseniz, 3 kat tazminat davasını açma hakkını kazanmış olacaksınız.


3 KAT TAZMİNAT (KARTEL TAZMİNATI) DAVASI NEDİR?


4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 57. maddesine göre,


“Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur.”


Bu zarar hakkında yine aynı kanunun 58. maddesinde şöyle bir hüküm vardır:


“Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilir.”


Ayrıca 3 kat tazminat ifadesi yine 58. maddenin son fıkrasında şöyle geçmektedir:


“Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebilir.”


O halde, 3 kat tazminat davasını kısaca şöyle ifade edebiliriz:


Rekabet Kurulu, 12 bankanın aralarında uzlaşarak 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında kartel oluşturduğunu tespit ettiğine ve 12 bankanın oluşturdukları kartelden dolayı bu tarihler arasındaki bütün mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerinden sorumlu olduklarını üzerine basa basa belirttiğine göre, bu karar için özel bir tanım yaparsak,


3 Kat tazminat davası (kartel tazminatı davası): 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerinden faydalanan herkesin (tüketiciler, tacirler, kamu kurumları) 12 bankaya karşı zararının 3 katı oranında tazminat talep etmek için açtığı davadır.


12 BANKANIN MÜŞTERİLERİNİN, KARTELDEN DOLAYI NE KADAR ZARARLARI VARDIR?


Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararının Belge-6 değerlendirilmesi bölümünde geçen Tablo 16’da yaptığı tespit önemli ve çarpıcıdır. Rekabet Kurulu’na göre,


Konut kredilerinde 15 baz puanlık (0,15)

İhtiyaç kredilerinde 10 baz puanlık (0,10)

Taşıt kredilerinde 5-20 baz puan arasında (0,5-0,20) bir kartel uzlaşması (ortak faiz artırımı) söz konusudur.


Mevduat ve kredi kartları faizlerinde ise net bir tespit yoktur.


Özellikle yukarıda verdiğim, üzerinde uzlaşılarak artırılan bu faiz oranları aynı zamanda banka müşterilerinin uğradıkları zarar demektir.


Rekabet Kurulu, kararının hüküm kısmında tam tespiti yapmadığı için yukarıdaki veriler bir tespit veya bir kabul olarak alınmalıdır. Zira tam tespitin uzman bilirkişilerce dahi hesaplanabilmesi mümkün değildir. O halde hem banka müşterileri hem mahkemeler bu konularda genel geçer bir “kabul oranı” esas almalı, banka müşterilerinin zararlarını bu oran üzerinden hesaplamalıdırlar. Zaten bir önceki yazımda belirttiğim gibi, 4054 sayılı Kanun’un 58. maddesinde “kartel oluşturan teşebbüslerin elde etmesi muhtemel olan kar oranı” da zarar hesabında dikkate alınabilecektir. “Muhtemel” ifadesinden zararın kesin olarak hesaplanmasına ihtiyaç olmadığı, muhtemel (farazi) bir oranın kabul edilebileceğini anlamamız gerekir.


3 KAT TAZMİNAT DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?


3 kat tazminat davasını, 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kartı hizmetlerinden faydalanan,


Tüketiciler,

Tacirler

ve Kamu Kurumları (özellikle kamu mevduatları bakımından)


açabileceklerdir.


Sadece tüketici kredilerini esas alarak Türkiye Bankalar Birliği web sitesinden elde ettiğim bazı verilerden yola çıkarak yaptığım hesaplamalara göre, 2007-2011 yılları arasında


Konut kredisi kullanan 1.681.795 kişi bulunmakta,

Taşıt Kredisi kullanan 934.538 kişi bulunmakta,

İhtiyaç kredisi kullanan 30.400.254 kişi bulunmaktadır.


Yani, 2007-2011 yılları arasında sadece tüketici kredisi kullanan toplam kişi sayısı 33.016.587 kişidir.


Sadece tüketici kredileri bakımından 12 bankanın mağdur ettiği kişi sayısı ise toplam kişi sayısının 12 bankanın sektördeki kredi payları olan %91,22 ile orantılanmasından elde edilen 30.117.730 kişi olmaktadır.


Buna bağlı olarak, tüketici kredilerinden mağdur olan 30.117.730 kişiden, toplumsal duyarlılığın az olması sebebiyle, %5’inin dava yoluna gideceğini öngörürsek, asgari 1.505.886 dava açılacağını söyleyebiliriz.


3 KAT TAZMİNAT DAVASI KİMLERE KARŞI AÇILACAKTIR?


4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 57. maddesinde şöyle bir hüküm bulunmaktadır:


“Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.”


Bu hüküm doğrultusunda 3 kat tazminat davasını, mevduat, kredi veya kredi kartı hizmetlerinden faydalandığınız bankaya karşı açabileceğiniz gibi, 12 bankadan dilediğiniz birine veya hepsine birden açabilirsiniz.


Ben davanızı, bu 12 bankanın tamamını davalı olarak göstererek açmanızı tavsiye ederim. Çünkü, 12 banka birleşerek tek bir uzlaşma/tek bir ihlale taraf olduklarından, bundan doğan zararı da yine hep birlikte göğüslemelidirler.


3 KAT TAZMİNAT DAVASI NASIL VE NEREDE AÇILIR?


3 kat tazminat davasını, zararın miktarını tam olarak hesaplayamayacağımız ve bu zararın ancak uzman bilirkişilerce yapılacak kabuller neticesinde ortaya çıkacak olması sebebiyle mutlaka “belirsiz alacak davası” olarak açmalıyız. Usulen zor ve dikkat edilmesi gereken bir dava olduğu için, özellikle tüketiciler bu konuda yalnız hareket etmemeli, mutlaka bir avukattan yardım ve hukuki danışmanlık talep etmelidirler.


Dava dilekçesinde muhakkak “4054 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince zararın 3 katı kadar tazminat” talebi olmalıdır. Mahkeme dilekçede belirtilen taleplerle bağlı olduğundan dolayı, bu talebin yer almadığı dilekçelerde sadece zarar miktarına hükmedilecek, zararın 3 katı hesaplanmayacaktır.


Davanın açılacağı yer de, açacak olan kişi veya kuruluşa göre değişmektedir.


Tüketiciler tarafından açılacak davalar, Tüketici Mahkemelerinde,

Tacirler tarafından açılacak davalar, Ticaret Mahkemelerinde,

Kamu Kurumları tarafından açılacak davalar, Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.


Davanın, 12 bankanın tamamının davalı olarak gösterilerek açılmasını özellikle tekrar tavsiye ediyorum.


3 KAT TAZMİNAT DAVASINI AÇARKEN ÖDENECEK HARÇ VE MASRAFLAR NE KADARDIR?


Bu konuda en şanslı kesim tüketicilerdir.


Tüketiciler dava açarken harca tabi değillerdir. Sadece gider avansı ödeyerek davalarını açabileceklerdir.


Tacirler ise, açacakları belirsiz alacak davalarında, dava değeri olarak gösterdikleri asgari değer üzerinden nispi harç ve elbette gider avanslarını ödeyeceklerdir.


3 KAT TAZMİNAT DAVASINDA ZAMANAŞIMI NE KADARDIR? NE ZAMANA KADAR BU DAVA AÇILMALIDIR?


Banka müşterileri ile bankalar arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri bakımından sözleşme ilişkisi olduğundan dolayı bu davayı açarken 10 yıllık zamanaşımından faydalanacaksınız. Her ne kadar bankalar bu konuda, 2 yıllık (haksız fiil) ve 5 yıllık (dönemsel edimler) zamanaşımlarını savunacak olsalar da, bu savunmalar mahkemeler nezdinde pek dikkate alınmayacaktır.


Zamanaşımının başlangıç tarihinin belirlenmesinde ise çeşitli bilimsel tartışmalar bulunmaktadır.


Ancak şimdilik en basit ve en ilkel görüşü esas alırsak, sözleşme tarihinden (mevduatı yatırdığınız, krediyi çektiğiniz veya kredi kartını kullandığınız tarihten) itibaren başlatılsa dahi,


Kartelin başlangıç tarihi olan 21.08.2007 tarihinde çekilen krediler veya açılan mevduat hesapları için dahi zamanaşımı 21.08.2017 tarihinde dolacak demektir.


Bu görüşe göre, kartelin son tarihi olan 22.09.2011 tarihinde çekilen krediler veya açılan mevduat hesapları için dahi zamanaşımı da 22.09.2021 tarihinde dolacaktır.


O halde dikkat etmeniz gereken şey, hangi tarihte kredi kullandığınızı veya mevduat hesabı açtığınızı tam olarak belirlemektir.


KONUT KREDİLERİNDE ÇEKTİĞİNİZ KREDİ TUTARININ ASGARİ %38’İ TUTARINDA TAZMİNAT KAZANABİLİRSİNİZ!


Konut Kredilerinde kazanılacak tazminat miktarı bakımından örnekler:


Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararının Belge-6 değerlendirilmesi bölümünde geçen Tablo 16’da yaptığı tespiti bu hesaplamada dikkate alacak olursak,


Rekabet Kurulu’na göre,


Konut kredilerinin faizlerinde suni olarak 15 baz puanlık (0,15) bir faiz artırımı yaşanmıştır. O halde aşağıdaki örnekler, 120 ay vade için konut kredisi faizlerinde 0,15’lik bir zarar miktarı esas alınarak hesaplanacaktır.


Aşağıda vereceğim örnekler iki aşamalı olacaktır:


2007-2011 yılları arasında toplam kullandırılan konut kredisi tutarının toplam kişi sayısına bölünmesi ile elde edilen kişi başına düşen ortalama konut kredisi tutarı


2007 ile 2011 yılları arasında 1.681.795 kişi toplam 113.694.000.000 TL konut kredisi kullanmıştır. Bu verilere göre kişi başına düşen ortalama konut kredisi 67.602 TL olmaktadır.


İstanbul gibi büyük şehirlerde hayatın gerçeklerine uygun bir konut kredisi tutarı


Büyük şehirlerdeki 2007 ile 2011 arasındaki konut fiyatlarına baktığımız zaman gerçekçi olan 200.000 TL gibi bir tutar olmaktadır.


Örnek-1:

67. 602 TL 120 ay vadeli konut kredisi çekildiğinde,

15 baz puan kartel faizi kadar zarar hesabı yapılırsa,

%1.0 faizle (serbest piyasa için kabul ettiğimiz faiz oranı) çekilirse 116.387 TL eder.  

%1.15 faizle (kartelden dolayı suni olarak belirlenen faiz oranı) çekilirse 124.982 TL eder.

Aradaki fazladan alınan faizin 67.602 TL lik 120 ay vadeli konut kredisine yansıyan tutarı 124.987 – 116.387 = 8.600 TL etmektedir.

8.600 TL olarak belirlenen zararın 3 katı oranında tazminat verileceği hesaplandığında,

67.602 TL kredi çeken bir vatandaşın 25.800 TL tazminat kazanacağını ifade edebiliriz.


Örnek-2:

200.000 TL 120 ay vadeli konut kredisi çekildiğinde,

15 baz puan kartel faizi kadar zarar hesabı yapılırsa,

%1.0 faizle (serbest piyasa için kabul ettiğimiz faiz oranı) çekilirse 344.330 TL eder.  

%1.15 faizle (kartelden dolayı suni olarak belirlenen faiz oranı) çekilirse 369.759 TL eder.

Aradaki fazladan alınan faizin 200.000 TL lik 120 ay vadeli konut kredisine krediye yansıyan tutarı 369.759 – 344.330 = 25.429 TL etmektedir.

25.429 TL olarak belirlenen zararın 3 katı oranında tazminat verileceği hesaplandığında,

200.000 TL kredi çeken bir vatandaş 76.287 TL tazminat kazanacağını ifade edebiliriz.


Oranlar göstermektedir ki, konut kredilerinde 120 ay vade ile çekilen kredi tutarının yaklaşık %38’i tazminat olarak tüketicilere geri dönecektir. Bu hesaplama, faiz oranları asgariye sabitlenerek ve o dönemden daha düşük faiz oranları ile hesaplanmıştır. Faiz oranları arttıkça alınacak tazminat tutarı da artacaktır.


TAŞIT KREDİLERİNDE ÇEKTİĞİNİZ KREDİ TUTARININ ASGARİ %12’Sİ TUTARINDA TAZMİNAT KAZANABİLİRSİNİZ!


Taşıt Kredilerinde kazanılacak tazminat miktarı bakımından örnekler:


Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararının Belge-6 değerlendirilmesi bölümünde geçen Tablo 16’da yaptığı tespiti bu hesaplamada dikkate alacak olursak,


Rekabet Kurulu’na göre,


Taşıt kredilerinin faizlerinde suni olarak 5-20 baz puan arasında (0,5-0,20 arasında) bir faiz artırımı yaşanmıştır. O halde aşağıdaki örnekler, 48 ay vade için taşıt kredisi faizlerinde Kurul kararında yapılan tespitin ortalaması olan 0,12’lik bir zarar miktarı esas alınarak hesaplanacaktır.


Aşağıda vereceğim örnekler iki aşamalı olacaktır:


2007-2011 yılları arasında toplam kullandırılan taşıt kredisi tutarının toplam kişi sayısına bölünmesi ile elde edilen kişi başına düşen ortalama konut kredisi tutarı


2007 ile 2011 yılları arasında 934.538 kişi toplam 30.886.000.000 TL tüketici taşıt kredisi kullanmıştır. Bu verilere göre kişi başına düşen ortalama tüketici taşıt kredisi 33.049 TL olmaktadır.


Orta sınıf bir taşıt için hayatın gerçeklerine uygun bir taşıt kredisi tutarı


2007 ile 2011 arasındaki ortalama bir taşıt fiyatına baktığımız zaman gerçekçi olan 80.000 TL gibi bir tutar olmaktadır.


Örnek-1:

33.049 TL 48 ay vadeli taşıt kredisi çekildiğinde,

12 baz puan ortalama kartel faizi kadar zarar hesabı yapılırsa,

%1.0 faizle (serbest piyasa için kabul ettiğimiz faiz oranı) çekilirse 43.668 TL eder.  

%1.12 faizle (kartelden dolayı suni olarak belirlenen faiz oranı) çekilirse 45.062 TL eder.

Aradaki fazladan alınan faizin 33.049 TL lik 48 ay vadeli taşıt kredisine yansıyan tutarı 45.062 – 43.668 = 1.394 TL etmektedir.

1.394 TL olarak belirlenen zararın 3 katı oranında tazminat verileceği hesaplandığında,

33.049 TL kredi çeken bir vatandaşın 4182 TL tazminat kazanacağını ifade edebiliriz.


Örnek-2:

80.000 TL 48 ay vadeli taşıt kredisi çekildiğinde,

12 baz puan ortalama kartel faizi kadar zarar hesabı yapılırsa,

%1.0 faizle (serbest piyasa için kabul ettiğimiz faiz oranı)  çekilirse 105.706 TL eder.  

%1.12 faizle (kartelden dolayı suni olarak belirlenen faiz oranı)  çekilirse 109.079 TL eder.

Aradaki fazladan alınan faizin 80.000  TL lik 48 ay vadeli taşıt kredisine yansıyan tutarı 109.079 – 105.706 = 3.373 TL etmektedir.

3.373 TL olarak belirlenen zararın 3 katı oranında tazminat verileceği hesaplandığında,

80.000 TL kredi çeken bir vatandaşın  10.119 TL tazminat kazanacağını ifade edebiliriz.


Oranlar göstermektedir ki, taşıt kredilerinde 48 ay vade ile çekilen kredi tutarının yaklaşık %12’si tazminat olarak banka müşterilerine geri dönecektir. Bu hesaplama, faiz oranları asgariye sabitlenerek ve o dönemden daha düşük faiz oranları ile hesaplanmıştır. Faiz oranları arttıkça alınacak tazminat tutarı da artacaktır.


İHTİYAÇ KREDİLERİNDE ÇEKTİĞİNİZ KREDİ TUTARININ ASGARİ %7’Sİ TUTARINDA TAZMİNAT KAZANABİLİRSİNİZ!


İhtiyaç Kredilerinde kazanılacak tazminat miktarı bakımından örnekler:


Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararının Belge-6 değerlendirilmesi bölümünde geçen Tablo 16’da yaptığı tespiti bu hesaplamada dikkate alacak olursak,


Rekabet Kurulu’na göre,


İhtiyaç kredilerinin faizlerinde suni olarak 10 baz puan arasında (0,10) bir faiz artırımı yaşanmıştır. O halde aşağıdaki örnekler, 36 ay vade için ihtiyaç kredisi faizlerinde 0,10’luk bir zarar miktarı esas alınarak hesaplanacaktır.


Aşağıda vereceğim örnekler iki aşamalı olacaktır:


2007-2011 yılları arasında toplam kullandırılan ihtiyaç kredisi tutarının toplam kişi sayısına bölünmesi ile elde edilen kişi başına düşen ortalama konut kredisi tutarı


2007 ile 2011 yılları arasında 30.400.254 kişi toplam 229.333.000.000 TL tüketici ihtiyaç kredisi kullanılmıştır. Bu verilere göre kişi başına düşen ortalama tüketici ihtiyaç kredisi 7.543 TL olmaktadır.


İstanbul gibi büyük şehirlerde hayatın gerçeklerine uygun bir ihtiyaç kredisi tutarı


Büyük şehirlerde, 2007 ile 2011 arasındaki ihtiyaç kredilerinde gerçekçi olan rakam 20.000 TL gibi bir tutar olmaktadır.


Örnek-1:

7.543 TL 36 ay vadeli ihtiyaç kredisi çekildiğinde,

10 baz puan kartel faizi kadar zarar hesabı yapılırsa,

%1.0 faizle (serbest piyasa için kabul ettiğimiz faiz oranı) çekilirse 9.334 TL eder.  

%1.10 faizle (kartelden dolayı suni olarak belirlenen faiz oranı)  çekilirse 9.525 TL eder.

Aradaki fazladan alınan faizin 7.543 TL lik 36 ay vadeli ihtiyaç kredisine yansıyan tutarı 9525– 9334= 191 TL etmektedir.

191TL olarak belirlenen zararın 3 katı oranında tazminat verileceği hesaplandığında,

7.543  TL kredi çeken bir vatandaşın 573 TL tazminat kazanacağını ifade edebiliriz.


Örnek-2:

20.000 TL  36 ay vadeli ihtiyaç kredisi çekildiğinde,

10 baz puan kartel faizi kadar zarar hesabı yapılırsa,

%1.0 faizle (serbest piyasa için kabul ettiğimiz faiz oranı) çekilirse 24.748 TL eder.  

%1.10 faizle (kartelden dolayı suni olarak belirlenen faiz oranı)   çekilirse 25.256 TL eder.

Aradaki fazladan alınan faizin 20.000 TL lik 36 ay vadeli ihtiyaç kredisine yansıyan tutarı 25.256 – 24.784 = 508 TL etmektedir.

191TL olarak belirlenen zararın 3 katı oranında tazminat verileceği hesaplandığında,

20.000 TL kredi çeken bir vatandaşın 1.524 TL tazminat kazanacağını ifade edebiliriz.


Oranlar göstermektedir ki, ihtiyaç kredilerinde 36 ay vade ile çekilen kredi tutarının yaklaşık %7’si tazminat olarak banka müşterilerine geri dönecektir. Bu hesaplama, faiz oranları asgariye sabitlenerek ve o dönemden daha düşük faiz oranları ile hesaplanmıştır. Faiz oranları arttıkça alınacak tazminat tutarı da artacaktır.