hukuk danışmanlık bürosu
t&p hukuk danışmanlık bürosu | tüketici hukuku danışmanlığı

tokbaş & partners

kentsel dönüşüm hukuku - 2 (sen de mi brutus?)

Bir önceki yazımızda kentsel dönüşüm ile ilgili temel kavramları vermiş; kentsel dönüşüm kavramı ve riskli alan ile riskli yapı kavramlarının ne demek olduğunu belirtmiştik.

Şimdi işin içerisine bir nebze daha girelim:

Riskli Yapı Tespitine Konu Alanlar:

Riskli yapı tespiti yapılabilmesi için öncelikle üzerinde riskli yapı tespiti yapılabilecek bir yapının bulunması gerekir. Üzerinde riskli yapı tespiti yapılabilecek olan yapılar hacim itibariyle insanların, hayvanların ve eşyaların etrafını çevreleyen, onları dış mekânlardan ayıran, üstü örtülü ve arazi ile devamlı bağlılığı olan inşaat halinde bulunmayan binalardır. Riskli yapı tespitine konu olabilmesi bakımından binanın ahşap, betonerme, çelik olmasının yahut apartman, site ya da müstakil olmasının hiçbir önemi yoktur. Sadece inşaat halinde olup henüz tamamlanmamış olan binalar riskli yapı tespitine konu olamaz.

Riskli Yapı Tespitini Talep Edebilecek Kişiler:

SEN DE Mİ BRUTUS?

Riskli yapı tespitinde dikkat edilmesi gereken bir husus da riskli yapı tespitini kimin isteyebileceğidir. Nitekim uygulamada da sorunların önemli bir kısmı bundan kaynaklanmaktadır. Kentsel dönüşüm mevzuatına göre riskli yapı tespitini isteme yetkisi yapı maliklerine aittir. Uygulamada kat mülkiyetine tabi binalarda tek bir kat malikinin talebiyle riskli yapı tespiti yaptırılmakta ve riskli yapı tespiti ile birlikte diğer kat maliklerinin haberi olsun veya olmasın yıkım süreci başlamaktadır. Yani her zaman içeride bir brutusun varlığı şarttır. Kentsel dönüşümün kat maliklerinin mağduriyetlerine yol açan uygulamaları da bu aşamada başlamaktadır. Zira yüksek gelir getirecek binalarda inşaat firmaları bir kat malikini ikna ederek riskli yapı tespiti yaptırabilmekte ve böylelikle yıkım kararı alabilmektedir.