hukuk danışmanlık bürosu
t&p hukuk danışmanlık bürosu | tüketici hukuku danışmanlığı

tokbaş & partners

ayıplı aracın üzerinde haciz olması durumu

Soru: Ayıplı aracın üzerinde tüketicinin borcundan dolayı haciz var ise, tüketicinin seçimlik hakları kısıtlanır mı?

Cevap: Evet. Aracın üzerinde haciz olması ile araç satıcıya hacizli bir şekilde devredilemeyeceğinden dolayı, artık hacizli ayıplı araç hakkında sadece ücretsiz onarım yahut ayıp oranında bedel indirimi seçimlik hakları kullanılabilir. Tüketici bu durumda, sözleşmeden dönme ve misli ile değişim seçimlik haklarını kullanamayacaktır.

Bu cevabı içeren, Yargıtay kararını aşağıda aynen veriyoruz; iyi okumalar…

 

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2012/19781 K. 2013/2385 T. 6.2.2013**

 

**(İLGÜN Candaş, TÜZÜNER Özlem, TOKBAŞ Hakan; 6502 Sayılı Kanun Kapsamında OTOMOTİV HUKUKU, Eylül 2015, s.135)

 

ÖZET: Satışa konu araç üzerinde, dava tarihinden önce 2006 yılında, davacının SGK ve OGS borçları nedeni ile haciz işlemi uygulandığı  konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı gibi dosya kapsamı ile de bu husus sabittir. Dava konusu aracın her türlü takyidattan ari olarak tesliminin mümkün olmaması nedeniyle, bedel iadesi ve yenisiyle değiştirilmesi istenemez ise de, bu durumda talep 4077 sayılı yasanın 4. maddesinde tanımlanan," ... ayıp oranında bedel indirilmesine... " dönüşür.

 

DAVA ve KARAR: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

 

Davacı, satın almış olduğu aracın kısa bir süre sonra arızalandığını, motorunun ve pek çok parçasının değiştirilmesine rağmen sorunun çözülemediğini, 06.12.2006 tarihinde yetkili servise başvurduğunda ise kötü yakıt kullanılması nedeniyle aracın arızalandığının bildirilerek ücret talep edildiğini, aracın halâ serviste olup tespit yaptırdığını, üretim hatası bulunduğunu ileri sürerek, ayıplı aracın aynı model ve tipte başka bir araçla değiştirilmesini veya satış bedeli olan 26.484,76 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş; ıslah dilekçesi ile de, satış bedeli yanında, haksız olarak tahsil edilen 4.509,38 TL tamir bedelinin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile, aracı kullanamadığı süreler için 4.200,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ve  80,41 TL ihtarname masrafının dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

 

Davalılar, araçta herhangi bir imalat hatasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.

 

Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, ancak araç üzerindeki haciz kaldırılmadan, araç hacizden ari hale getirilmeden davacı ayıp iddiasına dayalı olarak davalılardan talepte bulunamaz, maldaki ayıp iddiasına dayalı bedel iadesi ve tazminat isteminin yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın  reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

 

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

 

2-Satışa konu araç üzerinde, dava tarihinden önce 2006 yılında, davacının SGK ve OGS borçları nedeni ile haciz işlemi uygulandığı  konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı gibi dosya kapsamı ile de bu husus sabittir. Dava konusu aracın her türlü takyidattan ari olarak tesliminin mümkün olmaması nedeniyle, bedel iadesi ve yenisiyle değiştirilmesi istenemez ise de, bu durumda talep 4077 sayılı yasanın 4. maddesinde tanımlanan," ... ayıp oranında bedel indirilmesine... " dönüşür. O halde mahkemece, ayıplı aracın değeri ile ayıpsız değeri arasındaki farkın bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,  bozma nedenidir.

 

SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 6.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.